GÜNDEMKÖŞE YAZILARIMANŞET

Adalet ve Cesaret

Sevgili dostlar, adalet ve cesaret kavramlarını sizlere açıklamama gerek yok lakin birtakım kişiler için bunu açıklamakta fayda olacağını görüyorum.

 

Adalet; hak ve hukuka uygunluk, hak ve hukuku gözetme, yerine getirme, doğruluk ve adil olma.

Cesaret; yani yüreklilik, korkusuzluk, yiğitlik.

 

Sevgili okurlar, CHP’nin 36. olağan kurultayı gerçekleştirildi. Kurultayda genel başkanlık için 4 aday vardı. Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Ümit Kocasakal ve Ömer Faruk Eminağaoğlu.

 

Sevgili dostlar buraya kadar aslında herşey normalmiş gibi gözüküyor ama değil! Açıklayacağım ama adım adım gidelim.

 

4 aday nasıl 2 aday oldu?

 

CHP parti tüzüğünde bir kişinin genel başkanlığa aday olabilmesi için kurultay delegelerinin %10 imzasını alması gerektiği yazar. Yani bir aday %10 delegenin imzasını almadığı takdirde aday olamaz. Sayın Ümit Kocasakal ve sayın Ömer Faruk Eminağaoğlu %10 olan 127 delegenin imzasını alamadığı için aday olamadılar. Bu sebeple 127 imzadan fazla imza toplayan Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce aday oldular.

 

Mükerrer İmza

 

Bir delege her iki adaya da imza vermiş ise bu mükerrer imza olmuş olur. 166 imza toplayan Muharrem İnce’nin 49’u mükerrer çıkmıştır diye anons etti divan başkanı Yılmak Büyükerşen. Tüzük gereği %10 imza ile aday olmayı uygulayan divan, mükerrer imza meselesinde tüzükte yazılan “mükerrer imza veren delegeler divana çağrılıp teker teker sorulur” maddesini neden uygulamamıştır ve bir genel başkan adayından bir başka adaya bağışmış gibi salona aktarıldı? Ve bu mükerrer imza veren delegeler kimler? Açıklanmadığı taktirde şaibe vardır bu konuda.

 

Divan kurulduktan sonra genel başkanlık görevi biter. Orada olanlar genel başkan adayıdır. Ola ki olağanüstü hal olur kurultay divan kurulduktan sonra ertelenir. Peki genel başkan sıfatını kim üstlenir? Divan başkanı olan kişi olur. Öyleyse herkes genel başkan adayı ise, kurultay salonunda neden sadece Kemal beyin resmi var? Muharrem beyin, Ümit beyin, Ömer Faruk beyin neden yok? ADALET kurultayı mı?

 

Bir aday konuşuyor konuşmasından sonra müzik çalıyor. Diğer aday konuşuyor. Konuşmasından sonra müzik çalınmıyor ve rica ediyor adalet adına! Yine çalınmıyor! ADALET kurultayı mı?

 

Bir genel başkan adayı bin küsür imza toplamış. İmza toplayamayan aday adayları için kendisine imza veren delegelerden rica ederek gerekli imzaların onlara verilmesini sağlaması gerekmez miydi? Neden yapmadı? CESARET kurultayı mı?

 

Taban, halk, bütün salon “başkan İnce” diye bağırıp, salonu inletirken, sayın delegelerimiz bunları görmezden gelerek genel başkanlık için Kemal beye oy verdiler. Bu koltuğumu kaybederim korkusu değil de CESARET kurultayı mı?

 

Sevgili dostlar diyeceksiniz ki “yahu hep CHP’yi eleştiriyorsun.” Maalesef eleştirmek zorunda kalıyorum. Çünkü kendi söyledikleri ile uyguladıkları çelişen bir yönetim, ülke genelinde vatandaşın güvenini nasıl temin edecek? Edebilir mi? İnanır mı o halk size? İnanmaz! Dolayısıyla ülkenin genelini kazananı değil de o kazanana karşı sürekli kaybedeni eleştirmek istiyorum.

 

Dolayısıyla tekrar etmekte fayda var. CHP’yi kurtarmadan Türkiye’yi kurtarmak mümkün değildir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

serkan geçici

22 yaşındayım Amasyalıyım Eylem Medya İstanbul Koordinatörüyüm, instagram şiirler ölürken sayfanın sahibiyim, şiiri çok severim. Radyocuyumdur

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: