logo

Anti Demokrat Yöneticiler


Oğuz Gerçek
oguzgercek@hotmail.com

Daha önce yazmıştım belki okuyan dostlar okumaktan sıkıldı ama ben yazmaktan vazgeçmeyeceğim. Demokrasi neydi? Tekrar hatırlatmak gerekirse siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimidir.

 

Geçtiğimiz günlerde CHP gençlik kollarının İstanbul il gençlik kolu kongresi oldu. Adaylardan birisi Burkay Düzce adında bir arkadaştı. Ben de kendisinin bu görevi yapacağına inandığım için desteklemiş, kazanmasına da sevinmiştim. Siyaset hayatımda yanıldığım tek hadisedir. Sevgili Burkay CHP gençlik kolları genel başkanlığı için tekrar aday olan mevcut genel başkan Emre Yılmaz’a bilmem kaç delegenin de ismini belirterek destek verdiğini sosyal medya hesabından paylaştı. Yorum yaptım, sildi. Paylaşımını paylaşarak düşüncemi tekrar paylaştım, engelledi.

 

Demokratik toplumlarda eleştiriler eleştirilen kişilerce gayet hoş karşılanır, eleştiriler doğru bulunmasa dahi hoşgörü ve demokrasi adına teşekkür edilir ve bu eleştiriler doğrultusunda doğruyu bulmak için bir yol çizilir.

 

Sevgili Burkay maalesef Türkiye’ye demokrasi getireceğini savunan Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul il gençlik kolu başkanı oldu. Kendisi sosyal demokrat olarak niteleyen arkadaşlar maalesef anti demokrat arkadaşlar olarak niteliksiz duruma getirdiler. Peki yaptığım yorum yani düşüncem neydi de sevgili Burkay buna dayanamadı?

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne diyor? “Efendiler Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” Gençlik kolları genel başkanlığında bırakın başka adayların çıkmasına da izin verin ve projelerini, fikirlerini dinleyin. Genel başkanlığa sadece Emre Yılmaz mı aday? Bir tek ondan mı ibaret? Sizler bir başka adayın fikirlerini, projelerini dinlemeyi bırakın aday çıkmasını dahi beklemeden bir adaya destek açıklaması yapıyorsunuz. Bırakın adaylar çıksın, kendilerini anlatsınlar. Gençler fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir şekilde oylarını kullansınlar. Bu şekilde yaparak Cumhuriyet’in istediği fikri hür, vicdanı hür nesiller olamazsınız. Benim bu düşüncelerimi kongre salonunda CHP Muş il gençlik kolu başkanı Erkan Çakır kardeşim daha güzel ve esprili dil ile izah etti.

 

Sevgili Burkay çok dayanamadı.. Çünkü girdiği sistem, kullandığı sistem ve kullanacağı sistem anti demokratik anlayıştır.

 

Bakın bugün Habertürk’ü izlerken gazeteci Muharrem Sarıkaya şöyle bir ifade kullandı; “Kemal beye yakın bir milletvekili ile görüştüm ve dedi ki ‘inşallah Muharrem bey yeterli imzayı bulur da en azından kurultayımız demokratik görünümde geçer’”

 

Yani Kemal beye yakın milletvekilinin dediklerine bakarsak kongrelerimiz, kurultaylarımız demokratik biçimde geçmiyor. Ancak ikinci bir adayın çıkmasıyla kesin kazanacak olan aday yine kazanıyor ama en azından demokratik bir hava oluyor. Bu neden kaynaklanıyor biliyor musunuz? Delege ağalarından.. Ve Kemal bey ne demişti 2014 olağanüstü kurultayda? “Bir sendika ağaları var bir de parti ağaları. CHP’den parti ağalarını sileceğim, kapının önüne koyacağım.” Yapabildi mi? Yapamadı, yapamaz da! Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin sistemi delege ağalığına bağlıdır. Kimin daha çok delegesi varsa o daha güçlüdür. Delegeler kendi fikriyle de hareket etmez. Ağa onu nereye yönlendirirse.. Dolayısıyla demokrasiyle çelişen anti demokratik yöneticilerin yerini, önce demokrasiyi CHP’ye getirecek olan gerçek sosyal demokrat yöneticilere ihtiyaç vardır.

 

Sayın Yılmaz Özdil’in dediği gibi “CHP’yi kurtarmadan, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurtarmak mümkün değildir.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adalet ve Cesaret

    08 Şubat 2018 GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MANŞET

    Sevgili dostlar, adalet ve cesaret kavramlarını sizlere açıklamama gerek yok lakin birtakım kişiler için bunu açıklamakta fayda olacağını görüyorum.   Adalet; hak ve hukuka uygunluk, hak ve hukuku gözetme, yerine getirme, doğruluk ve adil olma. Cesaret; yani yüreklilik, korkusuzluk, yiğitlik.   Sevgili okurlar, CHP’nin 36. olağan kurultayı gerçekleştirildi. Kurultayda genel başkanlık için 4 aday vardı. Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Ümit Kocasakal ve Ömer Faruk Eminağaoğlu.   Sevgili dostlar buraya ka...
  • Anti Demokrat Yöneticiler

    30 Ocak 2018 GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MANŞET

    Daha önce yazmıştım belki okuyan dostlar okumaktan sıkıldı ama ben yazmaktan vazgeçmeyeceğim. Demokrasi neydi? Tekrar hatırlatmak gerekirse siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimidir.   Geçtiğimiz günlerde CHP gençlik kollarının İstanbul il gençlik kolu kongresi oldu. Adaylardan birisi Burkay Düzce adında bir arkadaştı. Ben de kendisinin bu görevi yapacağına...
  • Uğurlar Olsun…

    25 Ocak 2018 GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MANŞET

    Uğurlar Olsun Bir Pazar Sabahıydı Ankara Kar Altında Zemheri Ayazıydı Yaz Güneşi Koynunda Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana Zalımlar Pusudaydı Bedenim Paramparça Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun Çevirdim Anahtarı Apansız Bir Ölüme Şarapnel Parçaları Saplandı Ciğerime Ucuz Can Pazarıydı Kan Doldu Gözlerime İsimsiz Korkuları Katmadım Yüreğime Bembeyaz Doğruları Yaşadım ÖlümüneUğurlar Olsun Uğ...
  • Birleşe birleşe kazanmak…

    19 Ocak 2018 GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MANŞET

    2014 yılıydı, CHP olağan kongreleri gerçekleşiyordu. Genel başkanlık seçimi için Ankara’daydık. İki aday vardı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce. Kongre salonuna girilir ve divan oluşunca ilçe başkanlığı, il başkanlığı, genel başkanlık, PM üyeliği falan herşey biter, sona erer. Oylama yapılır yenisi seçilir. Ankara’da 2014’de salona girdiğimizde salonun dört bir köşesi Kemal beyin resimleri, portreleri asılıydı. Salonda CHP şarkısı olarak Kemal beyin seçim şarkısı çalıyordu. Adeta demokrasi şöleniydi. Ve Kemal bey konuşmasında şunu söyledi...