logo

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin Eylem Habere Konuştu

Gürsel Tekin, 17 Haziran 1964’te Ardahan Göle’de doğmuş. Siyasi hayatına Gençlik Kollarında Komisyon Başkanı olarak başlamış. Kadıköy Belediye Meclisi Üyeliği, Kadıköy Belediye Başkanvekilliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Üyeliği, İstanbul İl Başkan Yardımcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Grup Başkanvekilliği, İstanbul İl Başkanlığı, Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, İletişim-Tanıtım ve Medya ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Genel Sekreterliği görevlerinde bulunmuştur. 24. Dönemde İstanbul Milletvekili seçilmiştir. Röportajımıza soru cevap olarak devam ediyoruz;

1) Siyasete nasıl başladınız?

“Çok genç yaşta siyasete başladım, 14 yaşında ama aktif olarak 1983 yılında sodepin kurulduğu zamanlarında başladım; Gençlik kolları başkanı, ilçe yöneticiliği, Belediye meclis üyeliği gibi birçok görevlerde bulundum.”

2)  CHP’li Belediye Başkanları görevden alınıyor bununla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

“Baktığımızda geçmişte elbette birçok belediye başkanı görevden alınmıştır, tabi yargı yolu ile bu zamanda siyasi yollarla yargı olmadan görevden alınma oluyor. İlk önce iktidar kendi 9 tane belediye başkanını görevden aldı, burada çeşitli baskı yolları ile görevlerinden alınması için müdahaleler yaptı ve sonra yeniden belediye başkanları seçtiler. Burada yapılması gereken yargı yolu ile görevden alınma olmalıdır siyasi yolla değil. Çözüm içinse halkın idaresine teslim yapılmalıdır yani erken seçim ile halk belediyelerini kendisi seçmelidir, burada iktidar seçimden kaçıyor kendi kafasına göre seçimini resmen yapıyor.”

3)  Afrin operasyonu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

“Öncelikle orta doğuyu bilmek lazımdır. Atatürk, İsmet İnönü orta doğuda görev yapmış kişilerdir; ne yazık ki o coğrafya sorunlu bir coğrafyadır. Dış politikada önemli olan herhangi bir karar alınıyorsa ilerde bu bize nasıl faturası yansır buna bakmak lazım ve geçmiş de bunları örnekleri mevcuttur. Zeytin Dalı operasyonu sonucu temizlenen teröristlerden sonra kalan bölge nereye teslim edileceğimiz önemli, Özgür Suriye Ordusuna teslim edilirse burada Rusya, İran vb. gibi ülkeler rahatsız olacaktır. Buradan baktığımızda durum şuan karışık bir halde ama benim düşüncem diplomasi olarak bir şeyler yapılmalıdır. ABD bizim terör örgütü dediğimize müttefik diyor, İran ve Rusya farklı bakıyor yani ortalık da yine bir karışıklık var artık izleyeceğiz neler olacağını.”

4) Türkiye Ekonomisi hakkında düşünceleriniz nelerdir?

“Ben ekonomist değilimdir ama hayatın içinde olan bir siyasetçiyim, Orta Anadolu, Doğuyu anlatmama gerek yok durumu ortadadır, sadece oradaki esnaflar değil altını çizerek söylemek istiyorum örneğin belediyeler hepsi borç batağında, oradaki şehirlere gittiğinizde vergi daireleri azalmış icra dairelerinin sayıları yükselmişse ekonominin hangi durumda olduğunu herhâlde söylememe gerek yok. Her ilin ticaret odası başkanlığı vardır oralara giderek her gün onlarca yüzlerce şirketin kepengi kapattığını görürsünüz; büyümeden bahsediliyor ama bu büyüme alt tabakaya etkisi olmuyorsa nasıl bir büyümedir ki, Bursa, Adana, İstanbul Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı, İstiklal caddesi bunlara baktığımız da kaç tane şirket kapatmıştır görebilirsiniz. Size bir örnek vereceğim 2001 yılında kriz zamanında Ankara da Mobilyacılar esnafı yani siteler esnafı, bu kriz zamanın da en etkin aktörlerinden bir kesimdi yani Başbakanlığın önüne götürüp kasa atanlardı, 2001 yılında bir tane kapalı dükkân yok, 17 tane banka var, 3 tane vergi dairesi var; şimdi gittiğiniz de sadece devlet bankaları var, yüzlerce kapalı dükkân göreceksiniz ve daha kötüsü en az 5 tane icra dairesinin minibüslerin gezdiğini göreceksiniz. Ekonomiyi öğrenmek istiyorsanız sitelere gideceksiniz orada göreceksiniz ekonominin nasıl olduğunu…”

5) Dolar ve Euro oranları hakkında ki düşünceleriniz nelerdir?

“Bir kere öncelikle dünyanın birçok ülkesinde dolar düşüyor, bizdeki düşüşe baktığımız da dünya çapında olduğundan bir düşüş gerçekleşmekte. Ohal’in olmadığı, hukukun saat gibi işlediği, demokrasinin sorunsuz olarak işlediği bir ülke olsak dolar şuan da daha düşük olacak, bu işi bilen uzmanlara sorduğunuz da 2,6 –  2,7 olması gerekiyor yani dünya piyasalarında; bakıldığında sorunumuz yönetimden kaynaklı bir sorun. Bu sorunlardan kaynaklı kaç tane büyük holding şirketlerimiz hepsi yurtdışına kaçtı, yabancı şirketleri geçtim bizim kendi şirketlerimiz yerli sermayelerimiz yurtdışına kaçıyor. Sadece bu değil diğer ülkelerle de yeni bir anlayış başlatmamız gerekiyor yani diğer ülkelerle tartışmak yerine barışçıl olup ekonomiyi düzeltmemiz gerekiyor.”

6) Chp İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

“Öncelikle biz il başkanlarımızı, yöneticilerimizi tayinli olarak göndermeyiz demokrasinin gereği örgütümüz kendisi il başkanını ve yöneticisini seçer. Geçmiş yıllarda atılan twitleri eleştirebilirsiniz bu başka bir şey ama Sayın Erdoğan tehdit etti ve hedef gösterdi, bir Cumhurbaşkanı olarak bir bayan olarak seçilmiş il başkanını tehdit etti. Türkiyenin gündeminde çocuklara tecavüz olayı gerçekleşti bunun hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadı Sayın Erdoğan ülkede böyle sorunlar varken başka şeylerle uğraşıyor.”

7) Medyaya yapılan baskılar hakkında düşünceleriniz nelerdir?

“Medya yok ki kusuruma bakmasınlar ama gazete ve medya sayısı çok az, sınırlı sayıda geri kalanını tamamen siyasi partinin bülteni haline gelmiş durumda. Şimdi düşünün gazeteler ve televizyonlar susturulmuş, kriz zamanlarında televizyonlarda en çok odabaşları olurdu ama şimdi bakın hiçbiri yok, sesleri var mı kendilerinin yine yok, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, barolar herkes susturuldu; kim var şimdi ses çıkartan Cumhuriyet Halk Partisi ve Kemal Kılıçdaroğlu var, durum bu olunca tehdit ve şantaj altında oluyor Cumhuriyet Halk Partisi ve Kemal Kılıçdaroğlu, bu tehditlerden bazıları; yargıyla ve savcıyla her an kapına gelebilir gibi şeylerle dediler. Yetmedi milletvekillerimize de 12 tane fezleke gönderdiler. Tutuklu milletvekilleri ne yaptılar ki içeri girdiler, tek yaptıkları eleştirdiler ve şuanda cezaevindeler.”

8) İyi Parti hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

“Öncelikle şunu söyleyim demokrasi, hukuk bütün bunlara sahip çıkan kim varsa yolu açık olsun. Kritik bir dönemdeyiz hangi parti olursa olsun ya da sivil toplum örgütleri olsun hepimizin derdi ortaktır ondan dolayı birlikte bir şeyler yapmalıyız, demokrasi ve hukuka sahip çıkmalıyız.”

9) Asgari ücrete yapılan zam hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Şimdi asgari ücretle çalışan kardeşlerimiz harcamalarını Hawai adalarında yapmıyorlar sadece mutfak alışverişleri var, bir yıl önceki mutfak alışverişinde yapılan harcama ile şimdi ki yapılan harcamayı kıyaslayınız asgari ücretin hangi çöküşlerde olduğunu görürüsünüz. Tarım konusunda öyle bir yere geldik ki önceden Çengelköy de salata üretimi yapılırdı şimdi dışarıdan ithal edecek hale geldik ve bu sadece salata için değil pazara gidip baktığınızda birçok meyve sebze bu durumda bundan dolayı yapılan zamla mutfak alışverişindeki oran eşleşmiyor yani uymuyor. Geçmişe baktığımız da Kars, Ardahan, Ağrı, Iğdır, Erzurum bu iller sayesinde o zaman et ihtiyacımızı karşılıyoruz üstelik Rusya ve İrana et gönderiyorduk şimdi baktığımızda dışarıdan ithal ediyoruz. Bu kişilerin bir lafı vardı onu dile getirmek istiyorum hayaldi gerçek oldu diye şimdi siz 20 yıl önce şunu deseydiniz et ve saman dışarıdan ithal edeceğiz diye ya sus ne diyorsun sen derlerdi alın buyurun hayaldi gerçek oldu.”

10) Türkiye’deki hava kirliği hakkında düşünceleriniz nelerdir?

“Öncelikle bu sorunu gerçekten görmek istiyorsanız hastanelere gitmeniz yeterli çoğu insan solunum yollarından dolayı sorunlar yaşıyor. İstanbul da sürekli yapılar oluşturulduğu için hava düzgün yolunu bile bulamıyor, hava koridorları oluşuyor, Esenyurt da baktığımız da şapkanızı taktığınızda hava koridorları yüzünden başınız da şapka durmuyor, yağmur yağmıyor. Şimdi geçmiş tarihlerde bir haber vardı bunu Kadir Topbaşın danışmanı dile getirmişti zehir soluyoruz diye bunun farkına varıldı ama yine bir şey yapılmadı durum bu kadar kötü; İstanbul da çoğu insanın doğal gazı olduğu halde %45’i kömür kullanıyor buda etkiliyor havayı, doğal gaz faturası ödenebilecek bir durumda değil ki insanlar doğal gaz kullansın. Şimdi bunları da geçtiğimiz de durumun daha kötü yanı kömürü de ithal ediyoruz ne için kendimizi zehirlemek için resmen.”

11) Meclis önünde geçinemediği için kendini yakan bir vatandaşımız oldu bununla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

“Şimdi öncelikle bir insanın bedenine yakması çok zor bir şey demek ki neler yaşadı ki bunu yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada TBMM etkisiz hale geldi, başbakan çaresiz yanlış bir adrese gelmişsin gibi söyledi ve Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir insan yanlısı kişi başka nasıl bu kişi hakkında konuşabilir ki, burada yanlış anlaşılma var. Bu sadece bir kişi değil emniyete gittiğinizde verilere baktığınızda bu vatandaşımız gibi kaç tanesi var bu durumlara yaklaşmış kişiler, bir örnek vermek istiyorum size İstanbul da Vefa kentinde bir aile 5 çocuğu olan bir anne dükkânda çocukları ile yatıyorlar ve ben buradan bütün yetkililere, AKP’li Milletvekillerine sesleniyorum gelin aile sigortası yapalım bütün dünyada olan bir sigorta bizde neden olmasın.”

12) Sizin halka önerileriniz nelerdir?

“Benim vatandaştan bir tek ricam var körü körüne partilere taşa tapanları gibi tapmayın, kişilere tapmayın. Oyunuzu kullanırken nasıl ki bir çorap alırken sağına solona bakıyorsunuz oyunuzu kullanırken kime oy kullanıyorsunuz buna da bakın.”

 

Röportajın ayrıntılarını aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?