logo

CHP’YE NASIL SAHİP ÇIKABİLİRİZ?


Yusuf Akkuş
yusufakkus@hotmail.com

Hafta sonu gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresi’nde Canan Kaftancıoğlu İstanbul İl Başkanı seçildi. Ancak bu seçimi sıradan bir seçimmiş gibi ifade etmek mümkün değildir.

Anti-emperyalist bir şiarla ülkemizin kurucu partisi olan CHP’nin, tarihi misyonuna, geleneğine ve tüzüğüne aykırı bir biçimde kendi Twitter hesabından yaptığı açıklamalarla partiye üye dahi olamaması gereken bir şahsın CHP İstanbul İl Başkanı olması başta CHP’nin Atatürkçü seçmeni olmak üzere tüm vatanseverlerin yüreğini sızlatmaktadır.

Köhneleşmiş bir zihniyetin muktedir olduğu ülkemizde, bu köhne zihniyeti yıkmaya talip olan en önemli aktörün ne yazık ki özünden koparılıp dönüştürüldüğünü, başkalaştırıldığını, tam da muktedirlerin “Böyle muhalefete can kurban” dediği bir kıvama getirildiğini görüyoruz.

İstanbul İl Kongresi CHP’nin işgalinin ayyuka çıkmasıdır. Nitelik ve CHP değerlerine bağlılık yerine toplumdaki kadın figürünün hassasiyeti kullanılarak “Kadın olsun da kim olursa olsun” noktasına evrilen ve bunun da ‘seçim’ yoluyla meşrulaştırıldığı bir “demokratik işgal” süreci söz konusudur.

Mevcut işgalden dolayı kaygılarını belirten Atatürkçü ve vatanseverlerin karşısında ise siyaset anlayışları ilkesel değil, salt karşıtlık üzerine kurulu olan, tıpkı iktidarın tanımlayamadığı her eleştiriye “FETÖ” yaftası yapıştırması gibi, CHP’nin özünü savunan tüm Atatürkçü ve vatansever söylemlere çeşitli partilerin yakıştırmasını yapan, iktidarın ekmeğine yağ sürmekle itham eden, zihni HDP-PKK ekseninde, gövdesi Atatürk’ün partisinde işgalci konumunda olan bir kitle bulunmaktadır.

Bulunduğu partinin değerlerine ve ebedi liderine hıyanet edercesine sırf CHP çatısı altında yer aldıkları için alenen dile getiremedikleri emperyalist bir yalan olan sözde “Soykırım” safsatalarını -bunu da ‘solculuk’ diye yutturma gayesiyle- Canan Kaftancıoğlu’nun arkasına sığınarak CHP’deki başkalaşmayı dayatma arzusunda olanların da görmezden gelindiği sanılmasın.

“Sen doğru dur, eğri belasını bulur” sözünü ‘sözde’ bırakan, kendi iç temizliğini yapamamış ya da bilinçli olarak yapmak istemeyen, ilke tanımayan, doğruları yanlış insanlar söylüyor diye o doğrulardan vazgeçebilen bir irade başarılı olamaz, menzile ulaşamaz.

Bu kavga, ideolojik kavgadır!

Bu minvalde Ahmet Taner Kışlalı’dan iki notla noktayı koyalım:

 

1) ” …Varlıkları içinde CHP’ye zarar verenler…

Kemalizmin adını bile ağızlarına almamak için her türlü laf cambazlığını yapanlar…

Danışmanı ya da yardımcısı olmaları gerekirken, kendileri genel başkanlığa soyunan “ideolojisiz” teknokratlar…

‘CHP’de kimlik sorunu yoktur!’ diyebilen körler ya da oportünistler…

Listeyi uzatmaya ne hacet!

Kurultay öncesi görüntü hiç de iç açmıyordu.

Hobbes ‘İnsan insanın kurdudur’ demişti; CHP de kendi kendisinin kurdu olmak yolunda gibiydi… ”

(Ben Demokrat Değilim – Cumhuriyet, 23 Mayıs 1999)

2) “… Peki CHP’ye nasıl sahip çıkabiliriz?

Yanlışlarını ve o yanlışları savunanları eleştirerek!

Doğrularına ve o doğruların arkasında olanlara destek vererek!

Bu köşede hep aynı şeyi savunduk: ‘Ya altı ok’lu bayraktan vazgeçin ya da o bayrağa ve isme layık olun!’ diye…

Ama CHP ondan vazgeçemiyor; çünkü vazgeçerse tümden biteceğinin farkında!

Biz de CHP’den vazgeçemiyoruz…

Çünkü o isimden ve bayraktan vazgeçemeyen insanlarımızın, bu toplum için ne ölçüde önem taşıdığının farkındayız.”

(CHP’ye Sahip Çıkmak – Cumhuriyet, 11 Eylül 1998)

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adalet ve Cesaret

    08 Şubat 2018 GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MANŞET

    Sevgili dostlar, adalet ve cesaret kavramlarını sizlere açıklamama gerek yok lakin birtakım kişiler için bunu açıklamakta fayda olacağını görüyorum.   Adalet; hak ve hukuka uygunluk, hak ve hukuku gözetme, yerine getirme, doğruluk ve adil olma. Cesaret; yani yüreklilik, korkusuzluk, yiğitlik.   Sevgili okurlar, CHP’nin 36. olağan kurultayı gerçekleştirildi. Kurultayda genel başkanlık için 4 aday vardı. Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Ümit Kocasakal ve Ömer Faruk Eminağaoğlu.   Sevgili dostlar buraya ka...
  • Anti Demokrat Yöneticiler

    30 Ocak 2018 GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MANŞET

    Daha önce yazmıştım belki okuyan dostlar okumaktan sıkıldı ama ben yazmaktan vazgeçmeyeceğim. Demokrasi neydi? Tekrar hatırlatmak gerekirse siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimidir.   Geçtiğimiz günlerde CHP gençlik kollarının İstanbul il gençlik kolu kongresi oldu. Adaylardan birisi Burkay Düzce adında bir arkadaştı. Ben de kendisinin bu görevi yapacağına...
  • Uğurlar Olsun…

    25 Ocak 2018 GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MANŞET

    Uğurlar Olsun Bir Pazar Sabahıydı Ankara Kar Altında Zemheri Ayazıydı Yaz Güneşi Koynunda Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana Zalımlar Pusudaydı Bedenim Paramparça Ucuz Can Pazarıydı Kalemim Düştü Kana Uğurlar Olsun Uğurlar Olsun Hüzünlü Bulutlar Yoldaşın Olsun Bir Keskin Kalem Bir Kırık Gözlük Yürekli Yiğitlere Hatıran Olsun Çevirdim Anahtarı Apansız Bir Ölüme Şarapnel Parçaları Saplandı Ciğerime Ucuz Can Pazarıydı Kan Doldu Gözlerime İsimsiz Korkuları Katmadım Yüreğime Bembeyaz Doğruları Yaşadım ÖlümüneUğurlar Olsun Uğ...
  • Birleşe birleşe kazanmak…

    19 Ocak 2018 GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MANŞET

    2014 yılıydı, CHP olağan kongreleri gerçekleşiyordu. Genel başkanlık seçimi için Ankara’daydık. İki aday vardı. Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce. Kongre salonuna girilir ve divan oluşunca ilçe başkanlığı, il başkanlığı, genel başkanlık, PM üyeliği falan herşey biter, sona erer. Oylama yapılır yenisi seçilir. Ankara’da 2014’de salona girdiğimizde salonun dört bir köşesi Kemal beyin resimleri, portreleri asılıydı. Salonda CHP şarkısı olarak Kemal beyin seçim şarkısı çalıyordu. Adeta demokrasi şöleniydi. Ve Kemal bey konuşmasında şunu söyledi...