KÖŞE YAZILARIMANŞET

DAVET

Tarih:28 Mayıs 1919
Yer: Havza

Şöyle buyuruyordu Mustafa Kemal Paşa;
Silahlar teslim edilmeyecek, ordu dağıtılmayacaktı.

Umut güneşi doğdu kara bulutların içerisinden. Gösterdi yüzünü Sarı, Sapsarı saçlarıyla Masmavi gözleriyle Mustafa Kemal ve Arkadaşları.
Kimler yoktu ki; Rauf Orbay, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir ve niceleri…

Bir kere daha duyurdu milletin sinesindeki o kısık sesi; İstanbul Hükümeti memleketi İngilize, Fransıza, Yunana peşkeş çekiyordu.

Ve o gür sesiyle bu gidişata DUR dedi!

O gün bugündür biz O’nun ASKERLERİYİZ bütün bir millet olarak!

 

Tarih:7 Eylül 1919
Yer: Sivas

Milli Mücadele resmen başlamıştı. Kararlı bir şekilde devam ederken, Mücadelenin öncü gücü olan Cemiyetler alınan bir kararla birleştirildi. Yeni adı ANADOLU ve RUMELİ MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ

Daha sonraları bu cemiyet Milli Mücadeleyi örgütleyecek, Çağdaş Türkiye’yi kuracak.
Bu topraklarda gerçekleştirdiği Devrimler ışığında Cumhuriyeti ilan etmeden hemen önce 9 Eylül 1923’te, emperyalleri bu topraklardan attıktan tam bir yıl sonra Halk Fırkası adını alacak.

 

Tarih:29 Ekim 1923
Yer: Büyük Millet Meclisi

Mustafa Kemal Paşa duyuruyor;
Türkiye Devletinin yönetim şekli Cumhuriyettir.

Bu gelişme tüm Dünya halklarına bir örnek teşkil edecek ve Dünyada sömürge düzeninin sonunu getirecek.

Bu büyük devrimi gerçekleştiren Halk Fırkası 1924’te Cumhuriyet Halk Fırkası, 1935’te ise bugünkü adıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönüşecek.

İktisadi ve Hukuki alanda Devrimler biter mi?

Mustafa Kemal Paşa hasta yatağında dahi bir kere olsun uzak kalmadı memleket meselelerinden.

Bugünlerde bizde işte O Umut’a hasretiz.

Memleket varlıkla yokluk arasındaki hukuk, açlıkla tokluk arasındaki vatandaş, yolsuzlukla hizmet arasındaki anlayış karmaşası altında felakete sürükleniyor.

Toplumsal uzlaşı yok denecek kadar azan indirgenmiş, insanlar birbirini hiç sebepsiz düşman görmeye başlamışken; O Umut’a hasretiz.

Tüm bu şartlar altında Umut olacak birine, bir lidere ihtiyacımız var.

Denenmiş, başarısızlıkla sonuçlanmış yollardan giderek bir kere daha kaybetmeye, anlamlı oy kaybına tahammülümüz yok.

Bu koşullar göz önünde bulundurulduğunda;
Anadolunun sesine ses,
Sünniyle ümmet,
Aleviyle can,
Hristiyan ve Yahudiyle dost olabilecek

Lazla Çerkezin, Aleviyle Sünninin, Türkle Kürdün bir olduğunu tüm Dünyaya kanıtlayabilecek birine ihtiyacımız var.

AKPsiz İslamı,
HDPsiz Halkların dayanışmasını
MHPsiz Türklüğün gururunu yaşatabilecek bir CHP’ye, kısacası Halk Fırkası, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ruhuna ihtiyacımız var.

Bu Umutu yaratabilmek biz Partililerin elinde.

Bizim sesimiz ne kadar gür çıkarsa o kadar umut saçarız etrafa, bizim sesimiz ne kadar tok olursa halk düşmanları o kadar titrer karşımızda…

Demem o ki, Umut CUMHURİYET HALK PARTİSİ’ni yaratmak bizlerin kararlılığında saklıdır.

“Gelin bir iddianın peşine düşün, umudun peşine düşün. Bir büyük yürüyüşe birlikte çıkalım.
Erkenden seçim akşamı eve gitmeyelim, Genel Merkezin önü bayram yeri olsun, düğün yeri olsun, cenaze evi olmasın.
Ben bu partiyi Umut yapmak istiyorum, ben bu partiyi iktidar yapmak istiyorum!” diyen Sayın Muharrem İnce’yi 3-4 Şubat’ta yapılacak Kurultayda Genel Başkanlığa Aday olmaya davet ediyorum.

Kararlılığımız gücümüzden
Gücümüz köklerimizden gelir.
Biz Kuvva-i Milliye’yiz,
Biz Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetiyiz,
Biz Mustafa Kemalleriz.

Ve yemin olsun;
MUSTAFA KEMALLER KAZANACAK!

 

 

 

YUSUF BATUHAN ALTUN

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: