GÜNDEMKÖŞE YAZILARIMANŞETSİYASET

KEŞKE HER YER İZMİR GİBİ OLSA!

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nde kazan kalktı.
24 Haziran Erken Seçimleri sonrası CHP’de kazan kalktı. Delegenin tepkisi ayyuka çıkmış olacak ki Olağanüstü Kurultay için henüz 2. Gün sonunda 466 imzaya ulaşıldı. Muhalefetin tek bir isim üzerinde uzlaşarak MUHARREM İNCE’yi aday göstereceği konuşulan Olağanüstü Kurultay öncesi CHP’de hareketli saatler yaşanıyor.
CHP’nin KALESİ olarak bilinen İzmir’de ise sert rüzgarlar esiyor; bir tarafta İzmir’i marka bir değer haline getiren AZİZ KOCAOĞLU ve ekibi, diğer tarafta ise TUNCAY ÖZKAN ve ekibi…
Bu atışma 20 Aralık 2015 tarihindeki İzmir İl Kongresine dayanıyor.

Hemen hemen hepimizin ağzından çıkmıştır bu cümle; “Keşke her yer İzmir gibi olsa”
ama birçoğumuz İzmir gibi olmanın gereklerini fark edememişiz…

İzmir’i marka değer haline getiren, bugünlerde İzmir’de sayısız projeye imza atmış ve devam eden Aziz Kocaoğlu’nun İl Kongresinde kontenjan milletvekillerinin örgütü dizaynına yönelik haklı isyanına Tuncay Özkan’ın karşılık vermesiyle başlayan bu süreç bugün İzmir’de imza sürecinde aktif rol oynamaktadır.

İzmir’e bir çivi dahi çakmamış, örgütleri ziyaret dahi etmemiş  Tuncay Özkan; İzmir’in en ücra köşelerine kadar ulaşmış ve her fırsatta ilçe örgütleri ile bir araya gelen Aziz Kocaoğlu’nu İzmir’den silmeye and içmiş bir biçimde çalışıyorken örgüt Özkan’a cevabını en sert biçimde veriyor.
Tuncay Özkan bu yıl yapılan Olağan Kurultay’da Parti Meclisi Üyeliğine Muharrem İnce’nin listesinden girmiş olmasına rağmen MYK’ya giren tek isim olarak dikkat çekti. Fakat Özkan MYK’ya girdikten sonra birden TEZCAN’laştı…
MYK’ya girişi sonrası PM’ye girişini sağlayan İnce’ye sırtını dönen Özkan siyaseten hangi gelenekten geldiğini adeta ispatlamış oldu.
Cumhuriyet Mitingleri adı altında İşçi Partisi propagandası yapan ekipte yer alan Özkan bir kere daha Doğu PERİNÇEK ile geçmişini hatırlattı. Bilirsiniz PERİNÇEK dünün sosyalisti, marksisti, apocusu, maocusu, önceki günün Kemalisti, bugünün Erdoğancı Milliyetçisi konumunda gerçekten çok tutarlı bir çizgi çizmiştir.
Özkan’da Perinçek’ten kapmış olacak bu huyunu ki, dün İnce’nin listesinden PM’ye girmesine rağmen bugün Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tutarak Yaşar Tüzün’ün imza sayısını 466 olarak açıkladığı gün Genel Merkeze gelen imza 120 civarında diye bir açıklama yapıyor.
Bir diğer yanda da Tacettin Bayır…
24 Haziran Seçimleri öncesi kendisine listede yer bulamayacağı konuşulan isimlerden biri olan Bayır İyi Parti’ye geçen ONBEŞLER’den biri olarak yeniden İzmir’den listeye girdi.
Bayır’ın Özkan ile ortak özellikleri saymakla bitmez. Misal İzmir’e yine Özkan gibi bir çivi dahi çakmayan Bayır, örgütlerle pek anlaşamaması yönünden de kendisine benzer.
Bayır’ın eski il başkanı olmasına rağmen örgüte bu kadar uzak olması pek anlaşılır bir durum olmasa gerek. Demek ki köprü burada Meclis oluyor varın gerisini siz anlayın.
Bir diğer isim ise bir çoğunuzun ismini dahi duymadığı, varlığı bir o kadar yok olan Ali Yiğit…
Evet evet İzmir Milletvekili Ali Yiğit. Gerçi artık eski demek gerekiyor. 24 Haziran ile birlikte Meclise veda eden isimlerden olan Yiğit  partiye oy katkısından ziyade zararı olan isimlerden.
Avrupa Birliği konusunda referandum öncesinde iktidarın çıkışlarından sonra “Gerekirse İzmir ayrılsın” söylemiyle aymazlık içerisine düşmüş ve HAYIR cephesinin oy kaybına sebep olmuş olan isimlerdendir kendisi.

Şimdi bir yanda bu ekip diğer yanda ise İzmir’e 11 KM olan raylı sistem ağını 179 KM’ye çıkarmış, İzmir’e İZBAN-TRAMİZMİR gibi değerleri kazandırmış, İzmir’in çehresini değiştirmiş ve bugün hepimizin “KEŞKE HERYER İZMİR GİBİ OLSA” demesine sebep olmuş Aziz Kocaoğlu…

Şimdi bir düşünün bu tutarsız, bu siyasi ahlaktan yoksun, bu çıkarcı yapıyla mı yola devam etmeli yoksa Türkiye’yi İzmir’e çevirecek adımlar mı atmalı?

Cevabı bizzat Sayın Genel Başkan İzmir’de geçtiğimiz aylarda açılışını yaptığı Tire Stadyumunda veriyor. Aziz Kocaoğlu’nu ve İzmir’i dünyaya örnek gösteren Kılıçdaroğlu “Güneş İzmir’den Doğacak” diyerek sözlerini noktalıyordu.
Şimdi soruyorum size bu kadrolarla İktidar yakalanabilir mi?
Seçim süresince göstermediği çabayı imza sürecinin henüz ilk iki gününde gösteren Genel Merkez ve onun çıkarcı yapısının karşısında Gençliğe ve memleketin %30’undan fazlasına “UMUT” olmuş bir ekip…

Değişimden yana tavır koyan Aziz Kocaoğlu mu? Aziz Kocaoğlu’nu İzmir’den silmek peşinde koşan Perinçek kökenli Tuncay Özkan mı?

Gözden kaçırdıkları bir şeyler var; Aziz Kocaoğlu Tuncay Özkan’dan da önce vardı, sonra da olacak.
Gençlikten yetişen İnce Kılıçdaroğlu’ndan önce de vardı sonra da olacak. Gün gelecek Özkan’ın vekilliği bitecek ve İzmir ismini unutacak fakat AZİZ BAŞKAN’ın ismi hep var olacak.

Söz, iradesi yok sayılan delegede;
Ya bu partiye ve millete gecesini gündüzünü veren Kocaoğlu ve Değişim kazanacak; ya da Mehmet Cengiz misali siyasi hayatını Kocaoğlu’nu bitirmeye adamış Özkan ve mevcut yönetim.
Demem odur ki ya Güneş İzmir’den doğarken dağlarında çiçekler açacak ve heryer İzmir gibi olacak, ya da Mehmet Cengizler bu milletin…

Ergenekon ve Balyoz kumpası mağdurlarından İzmir’in çiçeği burnunda Milletvekili Teğmen Mehmet Ali Çelebi gibi milletten yana, değişimden yana tavır koymaya davet ediyorum hepinizi.

İzmir kazansın, Türkiye kazansın…

 

YUSUF BATUHAN ALTUN

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: